Avrupa otomotiv pazarında temmuz ayında en çok satan Japon otomobil markası olmayı başaran Nissan, Renault ile olan ortaklığının verdiği enerjiyle Türkiye’de de 2018 yılında 55-60 binlik satışı gözüne kestirdi. Bu hedef için Türkiye’de üretim dahil Renault-Nissan ortaklığının tüm gücünü kullanacaklarını söyleyen Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, “Avrupa’da en büyük Japon olduk. Bunu Türkiye’ye yansıtmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıl olmasa da 2018 yılında hedefimiz belli. Bunun için gerekli olan hareketleri yapmaya başladık. Nissan, Türkiye’ye kendisi gelerek, niyetini de gösterdi” şeklinde konuştu.

Yaklaşık 1 yıl önce sessiz sedasız başlayan Nissan Türkiye distribütörlüğünün Sumitomo’dan Nissan’a devri sürecinde yaz aylarında yapılan açıklama ve sonbaharda Rekabet Kurulu onayından sonra 1 Ekim’de yeni Genel Müdürü Sinan Özkök ile faaliyetlerini üstlenmesi, yeni bir dönemin de habercisi olacağının mesajlarını veriyor.

Dünyadaki yıllık satışı 5 milyon adetin üzerinde olan Nissan’ın, yeni dönem hedeflerini şirketin yeni genel müdürü Sinan Özkök ile konuştuk.
Özkök, 1993 yılından bu yana otomotiv sektöründe görev alan deneyimli bir isim. Son olarak Renault Türkiye bayi ağından sorumlu isimdi.
Özkök, Türkiye’nin yıllarca en çok satan markası olan Renault ve bayilerinden edindiği deneyimle işleri tersine çevirecek.
Yani, dünya genelinde 5.3 milyon adet satılan Nissan ile 3 milyon adet satılan Renault dengesini Türkiye’de de kurabilecek bir stratejiyi başlattı.
Burada Renault markasının Türkiye’deki en eski iki otomobil fabrikasından birisi olmasını yani üretim yaptığını hatırlamakta yarar var.
Tabii Volkswagen gibi ithal markaların da Türkiye’de en büyük oldukları yıllar yaşayabiliyoruz. (2014 ve 2015)

Nissan’ın Türkiye’de dünyadaki satış rakamlarına uygun bir pazar payı elde etmesi hedefinin ilk adımlarından biri en geç 2017 yılında ortaya çıkacak iddiası ise oldukça net. En önemli rakip Toyota. Türkiye’de ürettiği Corolla modeliyle, Nissan’ın önünde koşuyor. Yılda 50-55 bin adet payı olan Toyota’nın bu yılın sonlarında Türkiye’de üreteceği B-SUV modeli de hesaba katarsak, Nissan’ın işi sıkı tutması gerekiyor.
Nissan, Türkiye’de SUV-Crossover segmentindeki Qashqai, küçük Juke, büyük X-Trail ile B segmentindeki Micra’sı ile zaten önde koşuyor.
Bir B sedanı, bir C HB ve sedanı yok. Passat’ın fırtınalar estirdiği D segmentinde temsil edilmiyor.

Peki Nissan’ın satışlarını artırmasının öndüki engeller nasıl ortadan kar?


Yeni Genel Müdür Özkök, “İttifakın tüm gücüyle bu hedefi yakalayacağız” diyor. Bunun üzerine sorduğumuz “Peki bu durumda, Renault ve Dacia markalarının fabrikalarında üretilecek yeni bir Nissan modeli devreye girebilir mi” dediğimde, “Tabii neden olmasın, şu anda her şey Nissan’ın yükselişi için. Meksika’daki Mercedes’le ortak tesisten çıkacak bir model bile olabilir diye bakıyoruz” yanıtını alıyoruz.
Şu anda Nissan’ın Türkiye’deki bayi sayısı 39. Tüm başier dahil 1100 çalışanı var. YEni dönemde bu bayi sayısı da yeni hedefe göre dizayn edilecek.
Renault ve Nissan bayi ağlarının birbirinden farklı olduğunu ve böyle devam edeceğini söyleyen Özkök, “Bu böyle devam edecek. Bazı küçük şehirlerde olabilir ama bayilik birleştirme izlenen bir strateji olmayacak” diyerek, yeni dönemin ipuçlarından birin ede bu konuda verdi.

Sinan Özkök, Nissan markasıyla Türkiye’de yüzde 3 olan pazar paylarını önce yüzde 3.5-4’e ve takiben yüzde 5’lere yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Özkök, yeni dönem planlarını paylaştı:
“2018 yılında 60 bin adetlik satış ve yüzde 5 pazar payıyla Japon markalar arasında liderliği istiyoruz. Avrupa’da Temmuz’da Nissan ilk kez Asya markaları arasında en çok satan unvanını aldı. Önemli olan hedefi koymak. Geçen yıl satışlarımız 19 bin 700 adetti. Bu yıl 25 bin adede çıkıyoruz. Nissan’ın direkt distribütör olmasıyla yeni ürün ve yatırım alacağız. Daha hızlı karar verebileceğiz. Eskiden Nissan’a gidip biz hangi ürünleri istediğimizi söylerdik, şimdi onlar gelip, ‘Bu modeller Türkiye pazarına uygun olur’ diyor. 60 binlik satışa ulaşmak için yeni ürünler sunmamız lazım. 2 yıldır satılmayan pick-up Navara 2016 yılı başında geri dönüyor. C sedan sınıfında eksikliğimiz var. C hatchback modelimiz Pulsar için Nissan’la görüşüyoruz. Filoda büyüyoruz. 2014’te filoya 3 bin araç verirken, bu rakam 6 bine çıktı. Nissan, Türkiye’de kararlı büyüme stratejisi izliyor.”

YERLİ SEDAN 20 BİN SATIŞ GETİRİR

Nissan’ın Türkiye’de üretime geçmesiyle 20 bin adetlik ekstra bir satış kazanacaklarını iddia eden Özkök, “Nissan Türkiye’de mutlaka bir gün üretim yapacaktır. Ancak bunun için illa yeni bir tesis kurulması gerekmiyor. Oyak Renault’nun Bursa tesisi Renault-Nissan İttifakı’nın en güçlü ve en kalitelilerinden biri. Oyak Renault’da bir kapasite boşluğu doğarsa bir Nissan modeli üretmeyi mutlaka değerlendiririz. Ama Bursa şu an tam kapasite çalışıyor. En çok satan Japon marka hedefine gitmek için her yolu deneriz. Bunun için 20 bin adetlik C sedan model lazım” dedi.

1 MİLYON ARAÇ SATIŞI BAŞKA BAHARA
Türkiye’de 1 milyonluk pazarın 15 yıldır söylendiğini ama bir türlü yakalanamadığını dile getiren Özkök, “Tam bu yıl 1 milyon olur diyorduk. Ama olmayacak. Bir yılda iki seçim yaşanıyor. 900-950 binlerde gerçekleşir toplam satışlar.”
KURDAKİ YÜZDE 20 ARTIŞ, OTO FİYATLARINA YÜZDE 7,5 YANSIDI

Özkök, otomotiv şirketlerinin kurdaki dalgalanmaların çok zorladığını söyledi. Son 6 ayda euronun TL karşısında yüzde 20 değerlendiğini ifade eden Özkök, “Otomobillere gelen zamma bakarsak ortalama yüzde 7.5. Tabii biz ana merkezlere siparişlerimizi verdik, bu araçlar bir şekilde satılacak. Kampanya yapılacak… Ancak önümüzdeki dönemde kurdaki artış fiyatlara yansıyacak” dedi.

Halil Okşit

halil.oksit@otoajanda.com